''Hiçbirşey duymak istemiyorum..
Kimseyi görmek istemiyorum...
Gidin başımdan...'',
Bu sözleri herkes birilerine söylemiştir.Çünkü sıkıl sıkıl nereye kadar!Patlamalardan çıkan sözler lav gibi dudaklarımızdan kayıp giderek ne çok insanın kalbini yakmışızdır elimizde olmadan.Özellikle yanımızda ki sıkıldıkça biz de etkileniyoruz.Bu sıkıcı hayattan kurtulmak ölmek dahi istiyoruz.Oysa bizler yaşamı tetikleyen olaylara at gözlükleriyle bakıyoruz ve sonunda bu sıkılma insanı boğuyor...
Tamam ama artık bizim sıkılmayı sıkmanın vakti gelmedi mi?Sıkılanları sıkıntıları güzelleştirmeye bakacağız,her şeyde güzel bir yön arayacağız.E bir de şu söz kulaklara rahat geliyor 'Sıkı can iyidir çabuk çıkmaz'.Canımızın çıkmaması için sıkılsak mı dersiniz :) sanırım arada kaldık.
Diyelim ki sıkıldık en azından kendimize vakit ayırarak sıkıntıları yok edebiliriz.Hiç bir şey yapamıyorsak bile gazete okuyabiliriz ve o ölüm haberleri...Daha da çok canımızı sıksa da henüz yaşadığımız için şükretmeli ve sıkıntılar için sabretmeliyiz.Yararlı olan herşeyi canımız sıkkınken elde edebiliriz.
Herşey çıkabilir gönlümüzden bir aşkımızı bile çıkarabiliyoruz.Sıkılmayı da hallederiz :).Çiviler bile sıkılabiliyorlar öyle değil mi ?Belki paylaşacağımız birisi yok belki de paylaşmak istemiyoruz.O zaman alın kalemi elinize dökün mürekkepli yüreğinizi kağıda öyle duygular çıkacak ki ortaya siz bile şaşıracaksınız.
Hadi bakalım...İyi sıkılmalar =)